Şehirlerin görüntüsünü bozduğu, kaçak yapıldıkları gerekçesiyle emekçilerin barınma haklarını yok sayarak gecekondu mahallelerini ıslah etmek yerine topyekûn yıkmayı şiar edinenler, orman vasfını yitiren arazilerin satılmasını ifade eden 2B yasalarının hazırlanması için kolları sıvadılar. Çevre ve Orman Bakanlığı ile Maliye Bakanlığı’nın 2B sorununun çözümü için anayasa değişikliğine gidilmesi gerektiği konusunda görüş birliğine varmış oldukları ve yasa taslağının hazırlandığı basına yansımıştı. Siyasi iktidarların göz yummasıyla yağmalanan orman arazilerinin 22.223 hektarlık alanı üzerinde 400.000 konut bulunduğu buralarda yaklaşık 2.5 milyon nüfusun yaşadığı bilinmektedir. Turistik alan olup, deniz gören bu yerlerde mevcut yapıların büyük çoğunluğu villa, site kent ve sanayi tesisi niteliğindedir. Çok az bir kısmı gecekondu binadır. 2B kapsamı içerisine alınacak ormanların 480 bin hektar alan olduğu tahmin edilmektedir. 2B uygulamasının gerçekleşmesi durumunda buralarda kentsel dönüşüm projeleri uygulanacağı, hissesi olan ya da arazinin bedelini ödeyebilen kişilere ev verilebileceği üzerinde sanayi tesisi olan kişilere satılacağı ilan edilmekte ancak orman vasfını yitiren alanlardaki yoksul gecekondu sahibinin arazi bedelini ödeyememesi durumunda barınma hakkının nasıl güvence altına alınacağı anlaşılan kimseyi ilgilendirmemektedir. Dünya Bankası tarafından yapılan araştırmaya göre sadece İstanbul’da gecekondu mahallelerinde yaşayan nüfus 5–6 milyon civarındadır. Yani İstanbul’un yarısını oluşturan emekçi yoksul halk gecekondu bölgesindeki evlerde yaşamaktadır. İstanbul’un yükünü çekenler onlar. İstanbul’u değerli kılanlar, İstanbul’un her metre karesine emeği geçenler kentsel dönüşüm uygulamalarıyla kentin dışına sürülmeye çalışılmaktadırlar. Zenginlerin kaçak villalarına, sanayi tesislerine af getirenler, ormanların yağmalanmasına izin verenler, yoksulların yıllardır yaşadıkları, kültürlerini bütünleştirdikleri buralardan “yıllardır bedava oturduğunuz yeter” denilerek evleri başlarına yıkılmaya çalışılıyor. Bu uygulamayla orman alanı içerisinde bulunan Acaristanbul da hukuka uygun hale gelecektir. Yoksul halkın yaşadığı çökmek üzere olan gecekondusunun çatısının yapılmasına izin vermeyen iktidar orman içerisinde yapılan siteleri görmezden gelmekteydi. Evet gecekondu mahalleleri şehre değil asıl emekçi halkımıza yakışmayan mekanlardır, ve elbette ki düzeltilmeliler. Kültürlerini ve sosyal ilişkilerini geliştirecek, sağlıklı, yaşanılabilir hale gelmelerini engelleyen koşullardan arındırılmalılar. Gecekondu mahalleleri ıslah edilemez, yaşanılamaz yerler değildir. Asıl mesele hizmetin kimin yararına sunulduğudur. Siyasi iktidar halkın çıkarına hizmet sunmayı tercih etmemektedir. Çoktandır emekçilere sırtını dönmüş, zenginlerin çıkarını korur olmuştur. Yalanlara kanmayacak, barınma hakkımızdan vazgeçmeyeceğiz. YIKIMA KARŞI HALK KOMİSYONU
|
|||
Similar |
||
